Hikaye 1 Kişi Ağzından Olur Mu?
Düşünsene, bir akşam arkadaş grubundayız, herkes kafasında bir şeyler kuruyor, birileri sürekli “O zaman şöyle yapalım!” diyor, birileri “Bunu da ekleyelim!” derken, ben birden kalkıp şöyle diyorum: “Hikaye 1 kişi ağzından olur mu?” Herkes bana bakıyor. Şimdi, bu çok fazla düşündüğüm bir soru değil aslında ama ben de birden böyle bir şey söyledim işte. Ne de olsa, bazen insan düşündüğünden daha fazla derinleşebiliyor. Ama bir dakika… 1 kişi ağzından hikaye nasıl olur ki?
Tek Kişilik Gösteri: Hikaye 1 Kişi Ağzından Olur Mu?
Başlığa bakınca, “Hikaye bir kişi ağzından olur mu?” sorusu, aslında çok da sıradan bir soru gibi gelmiyor. Hani deriz ya, “Bir hikaye yazılacaksa, mutlaka birden fazla kişi olmalı.” Ya da “Hikaye anlatan birini bulmak lazım.” Ama şunu da kabul edelim: Hangi hikaye, tek bir kişinin ağzından tamamen doğru ve eksiksiz anlatılabilir ki? Tamam, belki çok yazarlık havasında oluyorum ama şimdi gel, bir düşün. Ya da başka bir açıdan bak: Tek bir kişi başka birini anlatabilir mi?
İç Ses:
“Evet, bunu biraz daha düşünmelisin. Her şeyin bir başlangıcı olmalı, sonunda ise anlatılacak bir şey…”
Neyse ki ben fazla derin düşünmeyip, konuyu daha hafif tutarak bir espri yapmaya karar verdim. “Bir kişinin ağzından hikaye olur mu? Olmaz. Hem zaten tek başıma hangi hikayeyi anlatacağım? Sabah kahvaltısında ‘Evet, şu an ekmek alırken kafamda bir epik hikaye oluştu, paylaşmak istiyorum’ diyemem ya.”
Hikaye Bir Kişinin Ağızlarından Olmaz!
Bazen insan bir hikayeye o kadar kaptırır ki kendini, başkasının rolünü üstlenmeye başlar. Düşünsene, bir hikaye anlatılıyor ve o sırada sen o kadar içerisine giriyorsun ki, birden o karakterin yerine geçiyorsun. Kafanda kendi başına bir sahne kuruyorsun ve o an, birden film setindeymiş gibi hissediyorsun. Ama tek bir kişi ağzından gerçekten hikaye olur mu? Olamaz. Çünkü bir hikayede birbirine bağlı bir sürü karakter olmalı. Hatta çoğu zaman karakterler, yazarın yerini alır. Peki, eğer hikaye bir kişi tarafından anlatılacaksa, o zaman o kişi her şeyi mi görmek zorunda?
Örneğin, geçenlerde akşam yemeğinde birkaç arkadaşımla oturuyorum. Bir arkadaşım, “Beni anlatan bir hikaye yazacak olsan, ne olurdu?” diye soruyor. Ben de düşünmeden cevabımı yapıştırıyorum: “Hikaye tek başına biterdi. Senin hakkında yazacak kadar bir şey yok.” Tabii, bir yandan bunu espri olarak söylüyorum ama bir an kendim de düşündüm: Gerçekten birini anlatan hikaye, tek bir kişiyle nasıl olabilir?
İç Ses:
“Yani sen bir hikaye yazacak kadar derin düşünmedin mi? Tek bir kişi, tek bir gözlemle her şeyi çözebilir mi?”
Ben:
“Hayır, her şeyi çözebilecek kadar derin değilim. Sonuçta bir kişi de hikaye yazabilir ama bazen bir anlatıcı eksik kalabilir, değil mi?”
Bunu düşünürken aklıma gelen tek şey şu oldu: Hikayenin derinliği… Hep deriz ya, “Hikayede hep bir derinlik olmalı.” Ama bu derinlik, bir kişinin gözünden mi, yoksa birden fazla kişinin bakış açısından mı daha anlamlı olurdu?
Hikaye 1 Kişi Ağzından Olur Mu? Peki, Bu Bir Tek Kişilik Gösteri Mi?
Gelene kadar beni düşün, sonra şunu fark ediyorum: Aslında bir hikaye, tek bir kişinin gözünden de olabilir, ama bu kişiye çok fazla yük binmemeli. Hikayenin başından sonuna kadar bir karakterin sürekli anlatması, bazen çok tekdüze olabilir. Hem de ne kadar hikayeyi zenginleştirse de, bir yerden sonra sıkılabilirsin. Düşünsene, seninle birlikte bir maceraya atıldığını hayal ediyorsun ama sadece senin gözünden bir şeyler oluyor. Ne kadar şanslısın! Hep seni mi dinleyeceğiz?
Diyalog 1:
Ben: “Arkadaşlar, mesela bir hikaye anlatıyor bir adam, sadece o kişinin ağzından… Ne olur, tahmin edin!”
Arkadaşım: “Bunlar hikaye anlatıcısı olmaktan fazla dram yazarı gibi gözüküyor.”
Ben: “Ama öyle ya işte, bir hikayeyi tek başına anlatabilirsin. Ama sonra bakarsın ki diğer insanların perspektifi yok.”
Aslında hikaye yazmak, tek bir kişinin monoloğundan çok daha fazla şeydir. Tıpkı hayat gibi… Herkesin farklı bakış açıları vardır. Yani bir kişinin bakış açısını anlatmak, bazen çoğu şeyi kaçırmak demek olabilir.
Hikaye 1 Kişi Ağzından Olur Mu? Ya O Kişi Hatalıysa?
Bir de şöyle bir mesele var: Diyelim ki, tek bir kişinin bakış açısından bir hikaye anlatıyorsun ve bu kişi her şeyin doğru olduğunu düşünüyor. Ama bir noktada yanlış yapıyor. Ne olacak? O zaman tüm hikaye yalan mı olmuş oluyor? Mesela, birisi bir suçu başka birinin üstüne atarsa ve bunu tek başına anlatan bir kişi de hep haklı olduğunu söylese, ne olacak?
O yüzden bazen tek bir kişi ağzından anlatılan hikayelerde, hiç kimseye ait olmayan bir “doğruluk” kavramı olabilir. Bu da hikayenin inandırıcılığını kaybettirir.
İç Ses:
“Bir yanda haklısın, tek bir kişi her şeyi anlatabilir ama her şeyin doğru olduğunu nasıl bilebiliriz?”
Sonuç: Hikaye 1 Kişi Ağzından Olur Mu?
Bence tek bir kişi ağzından anlatılan bir hikaye olabilir ama o hikaye bazen eksik kalabilir. Bir tek kişinin bakış açısı, insanın sınırlarını, duygularını anlatabilir ama en önemli nokta, bu hikayeyi duyan kişinin başka bakış açılarına da sahip olabilmesi. Bir hikaye, tek başına bir karakterin bakış açısından olabilir ama o hikayede kaybolan çok şey olacaktır. Yani hikaye bir kişiden olur ama bence en iyisi, bazen birkaç bakış açısına sahip olmak.
Yoksa, bir hikaye anlatmanın sonunda şöyle bir şeyle karşılaşabiliriz:
Ben: “Ve işte… Hikaye bitti. Fakat tek bir bakış açısından! Ama biraz daha farklı olabilirdi.”