İçeriğe geç

Etiket: bir

Hektometre nin kısaltması nedir ?

Hektometre’nin Kısaltması Nedir? Ölçünün Edebiyatla Buluştuğu Nokta Bir edebiyatçının kaleminde, her kelime bir ölçüdür. Cümleler, duyguların, zamanın ve anlamın birimlerine bölünmüş hâlleridir. Hektometre gibi teknik bir terim bile, aslında insanın ölçme ve anlam verme çabasının bir parçasıdır. Peki, hektometre’nin kısaltması sadece “hm” midir, yoksa dilin içindeki bir derinliğin işareti mi? Bu yazıda, ölçünün dildeki yankısını, kelimelerin ölçüsüzlüğünü ve anlamın sınırlarını edebiyat perspektifinden ele alacağız. Çünkü bazen bir harf, bir insanın tüm hikâyesini anlatabilir. Kelimenin Gücü: Ölçüden Anlama Hektometre teknik olarak 100 metreye eşittir ve kısaltması “hm” şeklindedir. Fakat bir edebiyatçının gözünde bu iki harf, yalnızca bir ölçü birimi değil; simgesel…

10 Yorum

Pazarlama bölümünün önü açık mı ?

Gecenin sessizliğinde kahvesini yudumlarken, Esra bir kez daha aynı soruyu düşündü: “Pazarlama bölümünün önü gerçekten açık mı?” Ofisin ışıkları söneli saatler olmuştu ama zihninde stratejiler, hedef kitleler, marka hikâyeleri dönüp duruyordu. Pazarlama onun için sadece bir iş değil, insanları anlamanın, onlara dokunmanın bir yoluydu. Ama bazen bu kadar anlam yüklediği şeyin, gerçekten geleceği olup olmadığını sorguluyordu. Bir Hikâye: Esra ve Mert’in Pazarlama Yolculuğu Esra, empatisiyle tanınan bir pazarlamacıydı. İnsanların duygularını sezme becerisi, markalara ruh katmasını sağlıyordu. Mert ise analitik zekâsı ve stratejik yaklaşımıyla veriden hikâye çıkaran biriydi. İkisi aynı şirkette, aynı bölümde çalışıyorlardı ama dünyaya bakışları bambaşkaydı. Bir gün, yeni…

10 Yorum

Marc Vivien Foe kaç yaşında öldü ?

Marc-Vivien Foé Kaç Yaşında Öldü? – Bir Futbolcunun Kalbinden Toplumsal Farkındalığa Futbol sadece bir oyun değildir; bazen bir kalbin durduğu anda milyonların kalbi aynı anda sızlar. 2003 yılında sahada yere yığılan Marc-Vivien Foé’nin hikâyesi, sadece spor tarihine değil, insanlığın vicdanına da kazındı. Onun hikâyesi, erkeklerin analiz ettiği bir “olay” değil, kadınların hissettiği bir “trajedi” olarak hafızalarda yer etti. Bugün, bu olayın ardındaki gerçekleri, toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet perspektiflerinden ele alarak konuşalım. Marc-Vivien Foé: Rakamların Ardındaki İnsan Marc-Vivien Foé, 1 Mayıs 1975’te Kamerun’da doğdu. Fransa’da profesyonel futbol kariyerine adım attı ve Lyon, West Ham United ve Manchester City gibi…

14 Yorum

Güneş ışığı Faydalı mı ?

Güneş Işığı ve Toplum: Bir Işığın Sosyolojik Anlamı Bir sosyolog olarak, toplumu yalnızca insanların yaşadığı bir yer değil, aynı zamanda anlamların, sembollerin ve alışkanlıkların iç içe geçtiği bir organizma olarak görürüm. Her sabah perdelerin arasından içeri sızan güneş ışığı, sadece biyolojik bir gereklilik değil; aynı zamanda insanın kendisiyle ve toplumla kurduğu ilişkinin bir yansımasıdır. “Güneş ışığı faydalı mı?” sorusu, yüzeyde basit görünür, fakat derinlerde kültürel kodlarımızı, toplumsal rollerimizi ve modern yaşamın ritmini sorgulatır. Toplumsal Normlar ve Işığın Görünmeyen Düzeni Toplum, bireyin davranışlarını şekillendiren görünmez kurallarla örülüdür. Bu kurallar yalnızca hukuki veya ahlaki değil, aynı zamanda fiziksel çevreyle kurulan ilişkilere de…

12 Yorum

Gümüş kaplama kararır mı ?

Bir Psikoloğun Merceğinden: Gümüş Kaplama Kararır mı? Bazen bir gümüş yüzüke bakarken kendimi düşünürüm; ilk günkü parlaklığı gitmiş, yerini hafif bir kararmaya bırakmış… Ama işte tam o anda zihnimde bir soru yankılanır: “Gerçekten gümüş mü kararır, yoksa biz mi karartırız onu?” Bir psikolog olarak, maddelerin değişiminde bile insan ruhunun izlerini görmeye meyilliyimdir. Çünkü her kararma, her parlama, bir içsel sürecin yansıması gibidir. Bilişsel Boyut: Parlaklık Algısının Gerçeği Bilişsel psikoloji, algı ve düşüncenin olayları nasıl şekillendirdiğini anlatır. Gümüşün kararması, aslında oksidasyon gibi doğal bir süreçtir; havadaki kükürt bileşenleriyle tepkimeye girer. Ancak biz insanlar bu fiziksel değişimi nadiren nötr karşılarız. Zihnimiz, “kararma”…

8 Yorum

Gönül Dağı şarkısı kimin eseri ?

Gönül Dağı Şarkısı Kimin Eseri? Bir Melodinin Felsefi Yolculuğu Bir filozofun masasındaki sessizlik, çoğu zaman bir şarkının yankısıyla bozulur. Çünkü müzik, düşüncenin kardeşidir; kelimelerin söyleyemediğini ses dile getirir. “Gönül Dağı” da bu türden bir eserdir — bir melodiden öte, insanın iç dünyasına uzanan bir metafizik haritadır. Peki, Gönül Dağı şarkısı kimin eseri? Bu sorunun yanıtı yalnızca bir isim ya da tarih değildir. Çünkü her gerçek sanat eseri gibi “Gönül Dağı” da bir kişinin değil, bir duyuş biçiminin, bir varoluş tarzının ürünüdür. Bu yazıda şarkıyı üç felsefi eksende — etik, epistemoloji ve ontoloji — ele alarak anlamaya çalışacağız. — Etik Perspektif:…

8 Yorum

Duaların kabul olduğu zaman ne denir ?

Dua, Ekonomi ve Zaman: “Duaların Kabul Olduğu An” Üzerine Bir Ekonomik Düşünce Bir ekonomist olarak, her seçimin bir fırsat maliyeti doğurduğunu bilirim. İnsanlar sınırlı kaynaklara, zamana ve bilgiye sahiptir. Bu nedenle, her tercih bir başka ihtimalin elenmesi anlamına gelir. Bu perspektiften bakıldığında “Duaların kabul olduğu zaman” kavramı, yalnızca dini bir tema değil, aynı zamanda ekonomik karar teorisi açısından da incelenebilir. Çünkü dua, bir beklentiyi, bir arzuyu, yani bir “talep”i ifade eder; kabulü ise bir “arz”ın, yani karşılığın oluşmasıdır. Bu yazıda, dua ve kabul kavramlarını piyasa dinamikleri, bireysel tercih teorisi ve toplumsal refah bağlamında analiz edeceğiz. Dua bir talepse, kabul bir…

10 Yorum

Kanun hangi ağaçtan yapılır ?

Kanun Hangi Ağaçtan Yapılır? Adaletin, Çeşitliliğin ve İnsanlığın Köklerine Yolculuk Bazı sorular vardır ki yüzeyde basit gibi görünür ama derinlerine indikçe bambaşka anlamlar taşır. “Kanun hangi ağaçtan yapılır?” sorusu da tam olarak böyle bir sorudur. İlk bakışta cevabı teknik gibi durur: Ceviz, maun ya da ladin… Ancak biraz daha dikkatli bakarsak, bu sorunun adaletin doğasına, toplumsal çeşitliliğe ve eşitlik arayışımıza dair çok daha fazlasını anlattığını görürüz. Gelin, bu konuyu birlikte düşünelim ve bir müzik aletinin ardındaki toplumsal hikâyeyi birlikte çözümleyelim. — Bir Ağacın Hikâyesi: Kanunun Doğuşu ve Doğayla İlişkisi Kanun, tınısını ve karakterini doğadan alır. Geleneksel olarak ceviz, ladin, akçaağaç…

10 Yorum

Inikas ne demek TDK ?

İnikas Nedir? Ekonomi Perspektifinden Bir Değerlendirme Kaynakların sınırlı olduğu, ancak ihtiyaçların sonsuz olduğu bir dünyada yaşadığımız bir gerçektir. Bu gerçek, ekonominin temel bir ilkesi olan “seçim yapma” zorunluluğuna dayanmaktadır. Her seçim, bir fırsat maliyeti taşır ve her kararın bir sonucu vardır. Ekonomistler, bu seçimin etkilerini ve sonuçlarını analiz ederek toplumların ve bireylerin nasıl daha verimli kararlar alabileceklerini anlamaya çalışırlar. Bu yazıda, “inikas” kelimesinin anlamını ve bu kelimenin ekonomi çerçevesinde nasıl analiz edilebileceğini tartışacağız. İnikas, bireysel kararlar ve piyasa dinamikleri üzerinden toplumsal refahı nasıl etkileyebilir? Gelin, bu sorulara ekonomi perspektifinden yaklaşalım. İnikas: TDK Tanımı ve Derinlemesine İnceleme Türk Dil Kurumu’na (TDK)…

6 Yorum

Gökdelen filmi hangi ülkede çekildi ?

Gökdelen Filmi Hangi Ülkede Çekildi? Toplumsal Yapıların Gölgesinde Bir Sinema Okuması Toplumu anlamaya çalışan bir araştırmacı olarak, her zaman şunu fark ettim: Bir film yalnızca bir hikâye anlatmaz, aynı zamanda bir toplumun kendini nasıl gördüğünü, nasıl göstermek istediğini de yansıtır. Sinema, sosyolojinin sahneye taşınmış hâlidir; karakterler, mekânlar ve semboller aracılığıyla bize bir kültürün aynasını uzatır. Gökdelen filmi de tam olarak bu aynalardan biridir. “Gökdelen filmi hangi ülkede çekildi?” sorusu yüzeyde coğrafi bir merakı temsil etse de, aslında bu sorunun ardında çok daha derin bir sosyolojik katman gizlidir: Bu film hangi toplumsal düzenin ürünüdür? Hangi kültürel kodlarla örülmüştür? Ve en önemlisi,…

6 Yorum
şişli escort
Sitemap
ilbet giriş