İçeriğe geç

Gelmek iş fiili midir ?

Gelmek İş Fiili Midir?

Gelmek üzerine düşünürken, birkaç kez daha gelmem gerektiğini düşündüm.

Bir sabah, kahvemi alıp bilgisayarımın başına geçtiğimde, kafamda bir soruyla uyanmıştım: Gelmek iş fiili midir? Çalışmalarımı yaparken “acaba bu fiil de iş fiili sayılabilir mi?” diye düşündüm. Hani, hayatın akışı içinde iş ve görevlerin nereye denk geldiğini sorgulayan bir tür düşünme hali var ya, işte ben de orada takıldım. İzmir’de yaşayan bir 25 yaşındaki genç olarak, bu soruyu hem içsel hem de dışsal bir şekilde tartışmaya başladım. Yani, arkadaşlarım ve kafamdaki seslerle bu meseleye derinlemesine daldım.

Hadi gelin, hep birlikte gelmek fiilini tartışalım ve bakalım gerçekten gelmek iş fiili midir? Bu sorunun cevabı aslında düşündüğünüzden çok daha karmaşık.

Gelmek: Bir Fiil, Bir Macera

Gelmek fiili, Türkçede öyle bir kelime ki, her an her yerde karşınıza çıkabilir. Sadece dilde değil, günlük hayatımızda da… Zaten, bir insanın en çok kullandığı fiiller arasında yer alması, bunun en büyük kanıtı. Hele ki “Gel!” diyen birinin peşinden gitmek zorunda kalmayan var mı? Gel! demek, bir anlamda insanı harekete geçirmeye çağırmak gibi bir şey. Yani, başlı başına bir eylem. Ama gelmek, aynı zamanda ne kadar “iş” olabilir ki? Çoğu zaman, bir davete gitmek, bir arkadaşınızı görmek, ya da “yolda ne yapıyorsun?” diye sorulduğunda “Geliyorum!” demekle geçer günler. Gelmek aslında hep var olan bir şey. Ama iş fiili olursa? O zaman işler değişir.

Hadi Gel, İşe Başla!

Gelmek fiili dedik ama asıl soru şu: Bu fiil günlük hayatın bir parçası olmasından dolayı iş sayılabilir mi? Bakın, iş deyince aklımıza hep masa başı, bilgisayar, toplantılar gelir. Ama gelmek, aslında bir tür eyleme geçme hali. O zaman soruyorum: Gelmek iş fiili midir?

Hadi bir örnek üzerinden gidelim. Diyelim ki, saat 08:00’de işe gitmen gerekiyor ve 07:45’te uyanıyorsun. Koşa koşa hazırlanıyorsun, “yetişemem!” diye düşünürken, kapıdan çıkıp arabaya biniyor ve ofise doğru yola çıkıyorsun. Peki, bu süreçte hangi fiil devreye giriyor? Gelmek! “İşe gelmek” demek, aslında “yola çıkmak” gibi bir şey. O zaman, iş yerine gelmek, doğrudan bir iş fiili gibi görünüyor, değil mi?

Ama durun, burada işler biraz karışıyor. Gelmek bir işe başlayış olabilir, ama bu, sadece başlangıç. Bir fiilin “iş fiili” olup olmadığı, sadece başladığı anla mı ilgilidir? Ya da günün sonunda “Gelmedim” deyip eve gittiğinde, bu bir işten çıkış fiili midir? Yoksa “İşe geldim, o zaman işimi de yaptım” diye bir sonuç çıkar mı?

İçsel Muhasebe: Gelmek İçin Ne Gerekli?

İç sesimi duyuyor musunuz? “Gelmek iş fiili midir?” sorusu belki de bana hep bir adım daha yaklaşmaya neden oldu. Gelmek fiilinin sadece bir yere gitmekle ilgili olmadığını fark ettim. Gelmek, aynı zamanda bir anlam taşıyor. Mesela, bir arkadaşım var. Sürekli “Gel!” diyor ama ne zaman gitsem, evin her köşesinde bir kayıp çorap buluyorum. Her gelmemde kaybolan bir şeyler oluyor, ama en sonunda geliyorum. Gelsin kaybolan çoraplar, gelsin gizemli “Gel!” çağrıları. Bir yerde bu fiil, adeta bir iş, bir görev halini alıyor. Eğer görevi yerine getirmezsen, “Gelmedin, görevinizi yerine getirmediniz!” diyecekler. Demek ki gelmek fiili, bazen çok ciddi bir sorumluluk, bazen de dümdüz bir iş haline gelebiliyor.

Hadi şimdi bir de, gerçekten iş fiili olup olmadığını sorgulayalım. “İşe gelmek” dediğimizde, ne oluyor? Birisi geliyor, ama bu, başka bir şeyin yapılmasını gerektirmiyor mu? Ya da şöyle soralım: Eğer iş yerine geliyorsan, iş fiili sona ermiş olmalı mı? Zihnimdeki karmaşa arttıkça, buna odaklanmak daha da zorlaştı. Belki de bu kadar karmaşık olduğu için bu kadar ilginç bir fiil.

İş Fiili, Gelin Hızlıca Geri Dönelim!

Gelmek fiiliyle alakalı bir başka gariplik de, kelimenin doğasında zaten bir zaman farkı yaratması. Mesela, bir yere gelmek için belirli bir zaman dilimi geçiyor. Bu yüzden de, bazen bir “iş fiili” olarak kabul edilebilir. Gelmek, o kadar çok şeyi kapsar ki, aslında gerçekten iş olarak da görülebilir. Çünkü o kadar çok insanın hayatına dahil oluyor ki, bir zaman sonra iş için gelmek, yapman gereken işlerin başında gelir.

Bir de şu var: Hangi iş? Benim de aklımda dönüp duran şeylerden biri de, “Bu gelmek fiili, gerçekten iş dünyasına yönelik mi?” Sadece işe gelmek değil, bazen sosyal hayata da etki ediyor. İş yerindeki “Gel!” emriyle birlikte, bu iş fiili dediğimiz şeyin asıl rolü daha belirginleşiyor. Gelmek, ofisteki arkadaşlarınızın ya da yöneticinizin çağrısıyla ilgili olabilir. Birinin size iş vermesi de, bir anlamda bir iş fiili demek oluyor.

Sonuç Olarak: Gelmek… Bir Fiil, Bir Hayat

“Gelmek iş fiili midir?” sorusuna böylece çok yönlü bir bakış açısı geliştirmiş olduk. Belki de bazen bir fiil, sadece ne kadar anlam taşıdığıyla ölçülür. Her bir gelme eylemi, kendi içinde bir amacı, bir hedefi taşır. Kimi zaman bir iş yerine, kimi zaman ise bir arkadaşımıza. Ama her halükarda, gelmek fiili, iş fiili olmasa da, bir şekilde işlevsel bir fiildir. Bu yüzden, geldiğiniz her yer ve her zaman, kendi işinizi yapıyor sayılabilirsiniz.

Gelmek üzerine düşündükçe, hayatın da gelmek gibi olduğunu fark ettim. Bir yola çıkıyorsun, sonunda bir yere varıyorsun. Ama başlamak da, gitmek de, bir şekilde gelip gitmekten ibaret. Bu yüzden belki de gelmek, aslında her zaman bir iş fiili olabilir.

Bir sonraki adımda gelmek fiilinin başka bir yönünü tartışmak için geliyorum.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
ilbet giriş